Kafkasya’da haritaları değiştiren her gelişme, lojistik rotalarını da yeniden çizer. Zengezur Koridoru’nun açılması, Türkiye’nin lojistik haritasında uzun zamandır beklenen stratejik bir boşluğu doldurma potansiyeline sahip.
Bugün Türkiye’den Azerbaycan’ın ana karasına, oradan Orta Asya’ya kara yoluyla ulaşmak için ya Gürcistan üzerinden kuzeye kıvrılmak ya da İran üzerinden güneye inmek gerekiyor. Bu iki rota da hem mesafe hem maliyet açısından dezavantajlı. Zengezur Koridoru ise Türkiye–Azerbaycan–Orta Asya hattını en kısa, en hızlı ve en düşük maliyetli hale getirecek.
Peki Zengezur Koridoru’nun lojistik firmaları için anlamı ne?
• Transit sürelerin kısalması: İstanbul’dan Bakü’ye kara taşımacılığı 1–1,5 gün kısalabilir. Bu, özellikle hızlı teslimat gerektiren parsiyel yüklerde büyük avantaj.
• Maliyetlerin düşmesi: Daha kısa rota, daha az yakıt, daha az araç yıpranması ve sürücü maliyeti demek.
• Demiryolu entegrasyonu: Bakü–Tiflis–Kars hattına ek olarak Nahçıvan üzerinden doğrudan Azerbaycan’a bağlanacak demiryolu, konteyner taşımacılığına hız kazandırabilir.
• Yeni lojistik merkezler: Kars, Iğdır ve Nahçıvan’da lojistik üsler, aktarma depoları ve serbest bölgeler oluşabilir.
Elbette her fırsat gibi bu da hazırlık gerektiriyor. Türkiye’deki lojistik sektörü, bu koridor açıldığında “ilk giren” avantajını yakalamak için şimdiden filo planlaması, gümrük operasyon süreçleri ve bölgesel partner ağlarını yeniden düzenlemeli.
Zengezur, sadece haritada bir çizgi değil; lojistikte yeni bir rekabet sahası. Burada pozisyon alan firmalar, Orta Asya pazarına kapıyı ilk açanlar olacak. Türkiye’nin lojistik şirketleri bu fırsatı görmezden gelirse, başka ülkeler rotayı doldurur.